BEL BÖLGESİNİN YAPISI ve BEL AĞRISI

Tem 01, 2019

BELİN YAPISI

Bel, toplam 5 adet omurun üst üste dizilmesi ile oluşmaktadır. Her bir omur, önde gövde, arkada çember şeklinde kemikten oluşur ve üst üste geldiğinde arka kısımlar omurilik kanalını meydana getirir. Omurilik kanalı; omurilik, omurilikten çıkan sinirler ve bel bölgesinde at kuyruğu gibi püskülleşen sinir uzantıları için güvenli bir geçim yeridir.

Disk adı verilen özelleşmiş kıkırdaklar, omurlar arasında yastık görevi yaparak omurganın hareketliliğini sağlarlar. Diskin tam ortasında nukleus denilen, yumuşak, yarı sıvı kıvamında bir çekirdek yer alır. Çekirdek anulus denilen başka bir kıkırdak halka ile kuşatılır ve dışarı fıtıklaşması önlenir. Diskler, musluk contalarına benzerler ve yükü dağıtan bir amortisör gibi görev yaparlar. Diskler, şekil değiştirme kabiliyetine sahip olup, omurgaların hareketi ile belin bir bütün olarak çalışmasını sağlarlar.

Beldeki 5 omurga ve aralarındaki diskler, birbirine kenetlenmiş olarak bir bütün oluştururlar. Omurganın arka kısmında bulunan eklemler de kapsül denilen eklem zarı ile kuşatılır ve bağlarla güçlendirilir. Beldeki kaslar bir veya daha fazla eklemi geçerek yukarıya doğru giderek gövdeye, aşağıya doğru inerek kalçaya uzanırlar ve kemiklere yapışırlar.

Omurganın sağda ve solunda sinirlerin çıktığı küçük delikler yer alır. Omurilikten çıkan ve bacaklara doğru giden sinirler buralardan geçerler. Bu sinirlere omurilik sinirleri denir. Omurilik sinirleri kaslarımızın kuvvetini ve derimizin duyusunu sağlarlar. Başka bir deyişle, bu sinirler sayesinde hareket edebilir ve ısı, basınç ve ağrı gibi duyuları algılayabiliriz. Bu sinirler bir nevi alarm sistemine benzerler. Örneğin; vücudumuzda bazı yapıların hasara uğradığını veya hasara maruz kalabileceğini bildiren, ağrı duyusudur. Siyatik sinir, bu sinirlerin birkaçının bir araya gelmesinden oluşur. Bu sinirler her iki bacağa dallar verir ve basıya maruz kaldığında veya hasara uğradığında dizin aşağısına da yayılabilen bacak ağrısı oluştururlar. Bu bacak ağrıları halk arasında da çok iyi bilinen, meşhur siyatik ağrılarıdır.

BELİN GÖREVİ

İnsan vücudu, yürüme ve çalışma esnasında hemen hemen her zaman dik pozisyondadır. Ayakta durduğumuzda bel, vücudun ağırlığını taşır. Bu ağırlık oturduğumuzda kalçalarımıza ve ayaktayken, yürürken, koşarken ayaklarımıza da dağılır.

Bel, vücudumuzun üst ve alt bölümleri arasında esnek bir bağlantı oluşturan, omuriliği koruyan ve daha da önemlisi vücut ağırlığını taşıyan bir yapıdır. Omurga, kendisine gelen ağırlıkları, doğal eğrilikleri sayesinde daha kolay üstlenir.

DOĞAL DURUŞ

Ayakta duran bir insana yandan baktığımızda, kalçanın hemen üstünde içeriye doğru bir kavis görülmektedir. Bu kavise bel girintisi denir. Bu girinti insan belinin doğal bir özelliğidir.

Girintinin derinliği insandan insana değişebilir. Ayakta durma esnasında girinti belirginken, oturma veya eğilme esnasında düzleşir. Doğal olan bu girintinin düzleşmesi, bel problemleri oluşturabilir.

BEL AĞRISI NEDİR?

Vücudumuzun üst ve alt bölümleri arasında esnek bir bağlantı oluşturan, omuriliği koruyan ve daha da önemlisi vücut ağırlığını taşıyan bir yapı olan bel bölgesindeki ağrı insanların yaklaşık yüzde doksanının yaşamlarının herhangi bir döneminde maruz kaldığı, günlük yaşam aktivitelerini, oturmayı hatta uyumayı bile etkileyen yaygın bir şikayettir.

BEL AĞRISININ NEDENLERİ

Kötü Duruş, Beli Kötü Kullanma:

Uzun süre aynı pozisyonda durmak belinizin en büyük düşmanıdır. Günlük hayatta bel mekaniğine uygun olmayan her yanlış hareket veya kötü duruş belinizde yıpranmaya neden olacaktır.

Bel Tutulması, Kas Spazmı:

Genellikle beli destekleyen kasların veya bağların aşırı gerilmesi veya kopmasıyla oluşur. Ağır bir şey kaldırmak, atlamak, düşmek ve spor aktivitesi bel tutulmasına neden olabilir. Vücudun buna cevabı ağrılı kas spazmıdır. Mevsimsel ısı değişimleri, rüzgar ve hava akımı kas spazmını arttırır.

Bel Fıtığı, Disk Kayması:

Her iki bel omuru arasında yastık görevi yapan jölemsi kıkırdak dokunun kayması veya taşmasıdır. Bu kıkırdak parçası belden çıkarak bacağımıza, ayağımıza giden sinire baskı yaparak ağrıya ve SİYATİK şikayetlerine sebep olur. Öksürmekle, ıkınmakla, hapşırmakla bel ve bacak ağrısı artar. Hastaların çoğu yatak istirahatı, ilaç tedavisi ile şikayetlerinden kurtulur. Sinir ve omuriliğe bası devam ederse; bacak kaslarında kuvvet kaybı, his kusuru, reflekslerde azalma, idrar tutamama gibi şikayetler oluşabilir. O zaman tedavi cerrahidir.

Omurga Kanalında Daralma (Darkanal-Omurga Stenozu):

Omurilik ve sinirlerinin geçtiği kanalların daralması, sinirleri sıkıştırması ile oluşur. İleri yaşlarda özellikle belli bir mesafe yüründüğünde bacaklarda ağrı, uyuşma ve topallama ile kendini gösterir.

Omurlarda Kayma (Spondilolistezis) ve Biçim Bozuklukları:

Bel omurlarının birbirlerinin üzerinden kaymasıyla karakterize “Spondilolistezis” de bel ağrısı sebebidir. Hareketle ağrı artar. Ayrıca beldeki eğrilikler (skolyoz), düzleşmeler (lordoz), beldeki açıklıklar (spina bifida), fazla veya eksik bel omuru (lumbalizasyon- sakralizasyon) bel ağrısı nedeni olabilir.

Gerilim, Stres, Sigara:

Bel ağrısını arttıran ve kronikleştiren en önemli sebeptir.Ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlarınız bel ağrısını attırır. Gülmek, çalışmak, sosyal uğraşılar ve hayata bağlılık bel ağrısına karşı en önemli silahımızdır. Sigara içenlerde bel bölgesine giden damarlarda tıkanıklıklar oluştuğundan diskte harabiyet daha hızlı, kemikte iyileşme daha geç olur.

Fazla Kilo:

Belimizin taşıdığı yük miktarını artırdığı için sakıncalıdır.

Kireçlenme-Osteoartirit:

Yaşın ilerlemesi ile kemik yapıda, bağlarda ve disklerde yıpranma başlar. Kemik kalsiyum içeriğini kaybeder ve daha kolay kırılır. Bunu engellemek için vücut doğal tepkisi olarak bu yıpranmış dokuları kireçlendirir ve buraları hareketsiz kılmak ister.
Oluşan yeni kemikçikler,taşlaşmış bağlar ve daralmış disk mesafeleri sinirlere bası yaparak sırt, bel, bacak ve genel vücut ağrısına sebep olabilir.

Osteoporoz, Kemik Erimesi:

Osteoporoz temel olarak kadın hastalığıdır.Kemiklerde kofluğa ve yumuşamaya yol açarak kolay kırılmaya ve dolayısıyla ağrıya sebebiyet verir. Beslenmede kalsiyum ve D vitamini eksikliği, hareketsiz yaşam, erken menopoz, aşırı alkol tüketimi, sigara, kortikosteroidler osteoporoz riskini arttırır.

Romatizma:

Vücudun bağışıklık sisteminin kendi öz hücrelerine savaş açması sonucu gelişir. Omurgadaki normal kemik ve kıkırdak dokuları hasara uğrar.Romatoid Artrit, Ankilozan Spondilit gibi hastalıklar eklemlerde ağrı ve şişmeye sebebiyet verir ve günlük hareketi kısıtlar. Sabahları görülen eklem sertliği ve tutulmalar romatizmal hastalıklar için uyarıcıdır.

İnsanların %80’inden fazlası hayatlarının bir döneminde bel ağrısı çekerler.

  • İnsanların %80’inden fazlası hayatlarının bir döneminde bel ağrısı çekerler.
  • En sık 30 – 50 yaşlar arasında görülür.
  • Kadın ve erkeklerde aynı oranda rastlanır.

Bel Ağrısı ile ilgili blog yazılarımızı takipte kalın!

KAYNAKLAR:

Woolf AD, Pfleger B. Burden of major musculoskeletal conditions. Bulletin of the World Health Organization. 2003; 81(9): 646-56.

Krismer M, van Tulder M. Strategies for prevention and management of musculoskeletal conditions.

Low back pain (non-specific). Best Pract Res Clin Rheumatol. 2007; 21(1): 77-91.

Foster NE. Barriers and progress in the treatment of low back pain. BMC Med. 2011; 9: 108.

Malanga G, Wolff E. Evidence-informed management of chronic low back pain with nonsteroidal anti-inflammatory drugs, muscle relaxants, and simple analgesics. Spine J. 2008; 8(1): 173-84.

Rubinstein SM, van Middelkoop M, Assendelft WJ, de Boer MR, van Tulder MW. Spinal manipulative therapy for chronic low-back pain. Cochrane Database Syst Rev. 2011(2): Cd008112.

Akman N, Biyomekaniğin Temel İlkeleri. Beyazova M, Gökçe Kutsal Y, eds. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon. Güneş Tıp Kitabevleri. 2011; s: 157-73

Bu yazı hakkında Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir