HUMERUS POZİSYONU VE DİRSEĞİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

May 02, 2017

Dirsek eklemi radius, ulna ve humerustan oluşan menteşe tipi bir eklemdir ve hareketiyle pozüsyonunu etkileyen bir çok faktör vardır.

1: Bu eklemde normal pronasyon pozüsyonunda radius ulna üstünde çapraz bir şekilde durur.supinasyon hareketiyle birlikte ise radius ulna üzerinde dönerek ona paralel hale gelir.yani radiusun hareketini ulnaya bağlı kılan interösseaz membran gerilir.Buna ilaveten 20 kadabra üst ekstremisinde yapılan bir çalışmada ise önkolun farklı derecelerdeki supinasyon pronasyon ve fleksiyon hareketleri incelenmiş ve radiusun supinasyonda longitidunal olarak distale glide yaptığı ,pronasyonda ise proksimale glide yaptığı ve az miktarda da fleksiyonda değiştiği saptanmıştır.(PubMed: 23695153 )yani bu da dirseğin 90 derece fleksiyonda yaptığı supinasyon hareketinde interessöaz membranın ve biceps brachinin özellikle kısa başının (origo:proc.corocoideus)tüberasitas radideki insertiosundan uzaklaşacağı ve bunların totalde bir kısıtlayıcı etki göstereceğidir.

2: Dirseğin hareketini ve özellikle supinasyonu etkileyen önemli bir diğer faktör ise sırtda bulunan teres major,latismis dorsi kasları ile pectoralis major subscapularis ve m.deltoideusun ön liflerinin humerusta yarattığı internal rotasyonun ön kolda da bir intenal rotasyon yani pronasyon momenti yaratması ve bu durumun supinasyonu zorlaştırmasıdır.

3: DERİN FASYA; elastiki özelliği olmayan veya az olan bir membran dirsekteki kasları sarar .biceps kasının medialindeki bicipital aponevrozdan kaynaklanan lifler bu derin fasyayı kuvvetlendirir ve bunun sonucunda da bu bölgede geginlikle birlikte hareketin sonlarına doğru kısıtlılık meydana gelir.

4: Bir başka etken ise dirseğin fleksiyon hareketini yaparken bir miktar supinasyonla birlikte yapmasıdır.bunu anlamak için ön kol pronasyondayken gelinebilen fleksiyon açısının supinasyondayken gelinenden daha az olmasıdır.(Tıpkı humerus internal rotasyondayken abduksiyonun kısıtlanması ve eksternal rotasyonla daha ileri derecelere çıkılabilmesi gibi.)

5: Dirsek hareketinde önemli rol oynayan bir başka konu ise eklem geometrisidir.capitulum humeri ile eklem yapan radius başı tam yuvarlak olmadığından bu da bir mıktar kısıtlılık yaratır.

6: Skapula; glenohumeral eklemle humerusa o da humeroulnar ve humeroradial eklemle önkola bağlandığından,dirsek eklemi problemlerinde skapula hareketliliği ve düzgünlüğü de atlanılmamalıdır. Çünkü humerusun tuberculum majusuna ve minusuna yapışan tüm rotator cuff kasları ve teres minör orginini skapuladan almaktadır.hatta direk humerusta yer alan bicepsin uzun başı ve tricepsin caput longumu ile corocabrachialis kasları da scapu ile bağlantı yapar. yani dirsek ve humerus problemlerinde skapula kemiği ve kasları sanıldığından çok daha önemlidir.

7: Dirseğin hareketini ve özellikle supinasyonu etkileyen önemli bir diğer faktör ise sırtda bulunan teres major,latismis dorsi kasları ile pectoralis major,subscapularis ve m.deltoideusun ön liflerinin humerusta yarattığı internal rotasyonun ön kolda da bir intenal rotasyon yani pronasyon momenti yaratması ve bu durumun supinasyonu zorlaştırmasıdır.

8: Dirsek ve humerus hareketinde önemli rol oynayan bir başka yapı ise m.supinatörün derin başını kaplayan FASYANIN oluşturduğu fibröz bant olan chorda obliquadır. Bu bant da tuberasitas ulnanın lateralinden aşağı doğru inerek tuberasitas radinin biraz inferiorunda biter.yani bu yapı supinasyonda gergin hale gelir ve gerginliği de supinasyonu kısıtlar.

9: Her eklemde olduğu gibi dirsek ekleminde de bağlar ( ulnar ve radial collateral ligamnet ile anuler ligament ve interessöz bağ)dirsek ekleminde hareket kalitesinin ve stabilitesinden farklı şekilllerde sorumludur.

10: Dirsek eklemi problemlerinde göz önünde bulundurulmayan başka bir kas grubu ise skalenlerdir(enterior medius ve posterior).Özellikle sadece dirsek bölgesinde fizik tedavi görmüş ve şikayeti geçmemiş hastalarda hemen göz önünde bulundurulmalıdır.Çünkü brachial pleksus skalen kaslar arasından geçer ve boyunda da trigonum cervikale posteriorda yer alır.bu üçgeni oluşturan yapılar ise dış yanda trapezin ön kenarı aşağıda clavicula ve iç yanda ise m.scm nin lateralidir ve scmnin dışyanı ile clavicula arasında palpe edilebilir.bu bölgelerdeki problemler dirsekteki iyileşmeyi engelleyebilir.

11: Ve son olarak da SUPERFİCİAL FRONT ARM LİNE. Superficial front arm line kolda ve vucudun ön yüzünde seyreden pectoralis major, önkol fleksörleri ve latismis dorsiden oluşan bir zincirdir ve kasları humerusun iç yüzüne insertio yaptığından humerusta adduksiyon ve int. rotasyon momenti oluştururlar ve diğer kompartman kaslarından herhangi biri kasıldığında bu kısım antagonist olarak gerilir ve bu kasılma için sınırlayıcı bi kuvvet oluşur.Bunu daha iyi anlamak için dirsek 90 fleksiyonda ve humerusu 20 veya 30 derece abduksiyonda olan birisinin ön kolunu pronasyona getirince kendini rahat hissetmesini ve pronasyona rahatlıkla getirebilmesini fakat aynı kolu supinasyona getirirken zorluk yaşamasından anlayabiliriz.Çünki superficial front arm linenın aktif ve kısalmış olduğu pozüsyonda ters zincirden kas lifi ateşlemek zorlaşır.kolun abd derecesi de arttıkça aynı supinasyon hareketini yapmak ise SFAL’ın yarattığı gerimin artmasından dolayı zorlaşır.

Bu yazı hakkında Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir